Türkçe cümlenin temel (asıl) ögesi yüklemdir; yüklem tek başına cümle kurabilir ve her cümlede bulunması zorunludur. Özne, nesne, dolaylı tümleç (yer tamlayıcısı) ve zarf tümleci cümlenin diğer ögeleridir. Nesne belirtili ve belirtisiz olmak üzere ikiye ayrılır: belirtili nesne belirtme (-i) hâli eki alır ve "neyi, kimi" sorularına, belirtisiz nesne ise yalın hâlde olup "ne" sorusuna cevap verir.
Cümleler farklı ölçütlere göre sınıflandırılır. Yüklemin yerine göre yüklemi sonda bulunan cümle kurallı (düz) cümle, sonda bulunmayan cümle devrik cümledir; Türkçenin alışılmış diziminde yüklem genellikle sonda yer alır. Yüklemin türüne göre yüklemi çekimli fiil olan cümle fiil (eylem) cümlesi, yüklemi ek fiil almış isim soylu sözcük olan cümle isim (ad) cümlesidir. Çatı bakımından ise etken cümlede özne işi kendisi yapar (gerçek özne); edilgen cümlede işi yapan belli değildir, işten etkilenen sözde özne gibi görünür ve edilgen çatı -l / -n ekiyle kurulur.
Anlatım bozuklukları temelde ikiye ayrılır: anlama dayalı (anlamsal) ve yapıya/dil bilgisine dayalı (yapısal) bozukluklar. Sık karşılaşılan örnekler şunlardır:
Yazılı anlatım türleri arasında makale, deneme, fıkra (köşe yazısı), eleştiri, röportaj, biyografi, otobiyografi, anı, günlük, mektup ve gezi yazısı bulunur. Deneme türünün kurucusu Fransız yazar Michel de Montaigne'dir; türe adını veren "Essais" (Denemeler) ilk kez 1580'de yayımlanmıştır. Otobiyografi kişinin kendi hayatını, biyografi ise başkasının hayatını anlatır; günlük (günce) ise tarih atılarak günü gününe yazılır.
Sözlü anlatım türleri de bir başkan yönetiminde gerçekleşir. Münazara karşıt iki görüşü savunan iki grubun tartıştığı ve bir jürinin değerlendirdiği türdür. Panel küçük bir uzman grubunun sohbet havasında tartıştığı, sonunda foruma dönüşebilen türdür. Sempozyum (bilgi şöleni) bilimsel bir konunun bildirilerle ele alındığı akademik toplantı, açık oturum ise uzmanların geniş bir dinleyici topluluğu önünde güncel bir konuyu tartıştığı türdür.
1. Türkçe cümlede tek başına cümle kurabilen, her cümlede mutlaka bulunması gereken temel (asıl) öge aşağıdakilerden hangisidir?
Yüklem cümlenin temel/asıl ögesidir; tek başına cümle kurabilir ve her cümlede bulunması zorunludur. Özne de temel ögedir, ancak gizli özne olabildiği için cümlede açıkça yer almak zorunda değildir. Nesne, dolaylı tümleç ve zarf tümleci ise yardımcı ögelerdir. (Leyla Karahan, Türkçede Söz Dizimi, Akçağ Yayınları; Atatürk Üniversitesi AÖF Türk Dili II ders kitabı)
2. Cümlenin yardımcı ögeleri aşağıdakilerin hangisinde eksiksiz ve doğru olarak verilmiştir?
Yüklem cümlenin temel ögesidir; özne, nesne, dolaylı tümleç (yer tamlayıcısı) ve zarf tümleci ise cümlenin yardımcı ögeleridir. (Leyla Karahan, Türkçede Söz Dizimi, Akçağ Yayınları; Atatürk Üniversitesi AÖF Türk Dili II ders kitabı)
3. Yüklemi cümlenin sonunda bulunan, ögelerin alışılmış dizilişine uygun cümle türüne ne ad verilir?
Türkçede ögelerin alışılmış dizilişinde yüklem cümlenin sonunda yer alır; bu tür cümlelere kurallı (düz) cümle denir. (Leyla Karahan, Türkçede Söz Dizimi, Akçağ Yayınları; TDK Gramer Terimleri Sözlüğü)
4. Yüklemi cümle sonunda yer almayan, ögelerin alışılmış sırasının değiştiği cümle türü aşağıdakilerden hangisidir?
Yüklemi sonda bulunmayan, öge dizilişi alışılmış sıradan farklı olan cümlelere devrik cümle denir. (Leyla Karahan, Türkçede Söz Dizimi, Akçağ Yayınları; TDK Gramer Terimleri Sözlüğü)
5. "Bahçeye erkenden geldi çocuklar." cümlesi için aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Cümlede yüklem olan "geldi" sonda değil ortada yer almakta, özne "çocuklar" ondan sonra gelmektedir; bu nedenle cümle devriktir. (Leyla Karahan, Türkçede Söz Dizimi, Akçağ Yayınları)
6. Belirtili nesne hangi hâl ekini alır ve hangi soruya cevap verir?
Belirtili nesne, belirtme (-i) hâli eki alır ve "neyi, kimi" sorularına cevap verir. (Zeynep Korkmaz, Türkiye Türkçesi Grameri (Şekil Bilgisi), TDK Yayınları; Leyla Karahan, Türkçede Söz Dizimi)
7. Yalın hâlde bulunan ve "ne" sorusuna cevap veren nesne türü aşağıdakilerden hangisidir?
Belirtisiz nesne yalın hâldedir, herhangi bir hâl eki almaz ve "ne" sorusuna cevap verir. (Zeynep Korkmaz, Türkiye Türkçesi Grameri (Şekil Bilgisi), TDK Yayınları; Leyla Karahan, Türkçede Söz Dizimi)
8. "Öğretmen kitabı okudu." cümlesindeki "kitabı" ögesi için aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
"Kitabı" sözcüğü belirtme (-i) hâli eki aldığı ve "neyi okudu" sorusuna cevap verdiği için belirtili nesnedir. (Zeynep Korkmaz, Türkiye Türkçesi Grameri (Şekil Bilgisi), TDK Yayınları)
9. Cümleler, yükleminin türüne (fiil ya da isim soylu olmasına) göre kaça ayrılır ve bunlar nelerdir?
Cümleler yükleminin türüne göre, yüklemi çekimli fiil olan fiil cümlesi ve yüklemi ek fiil almış isim/isim soylu sözcük olan isim cümlesi olmak üzere ikiye ayrılır. (Muharrem Ergin, Türk Dil Bilgisi, Bayrak Yayınları; Atatürk Üniversitesi AÖF Türk Dili II ders kitabı)
10. Yüklemi çekimli bir fiil olan ve iş, oluş ya da hareket bildiren cümle türü aşağıdakilerden hangisidir?
Yüklemi çekimli fiil olan, bir iş, oluş veya hareket bildiren cümleler fiil cümlesi olarak adlandırılır. (Muharrem Ergin, Türk Dil Bilgisi, Bayrak Yayınları)
11. "Hava çok soğuktu." cümlesinde yüklem ek fiil almış bir isim soylu sözcük olduğuna göre bu cümle hangi türdür?
Yüklemi ek fiil almış isim veya isim soylu bir sözcük olan cümleler isim cümlesi olarak adlandırılır. (Muharrem Ergin, Türk Dil Bilgisi, Bayrak Yayınları; Atatürk Üniversitesi AÖF Türk Dili II ders kitabı)
12. "Kapı aniden açıldı." cümlesinin çatısı için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
"Açıldı" fiili -l edilgen çatı ekini almıştır; işi yapan belli değildir ve "kapı" işten etkilenen sözde öznedir. (Zeynep Korkmaz, Türkiye Türkçesi Grameri, TDK Yayınları)
13. Edilgen çatılı fiiller Türkçede genellikle hangi ek(ler) ile kurulur?
Edilgen çatı, fiil kök veya gövdesine -l ya da -n çatı eki getirilerek kurulur. (Zeynep Korkmaz, Türkiye Türkçesi Grameri, TDK Yayınları)
14. Çatı bakımından öznenin işi bizzat kendisinin yaptığı, gerçek öznenin bulunduğu cümle türüne ne ad verilir?
Etken cümlede özne işi kendisi yapar; bu tür cümlelerde gerçek özne bulunur. (Zeynep Korkmaz, Türkiye Türkçesi Grameri, TDK Yayınları)
15. Bir konu hakkında karşıt iki görüşü savunan iki grubun bir başkan yönetiminde tartıştığı ve bir jüri tarafından değerlendirildiği sözlü anlatım türü aşağıdakilerden hangisidir?
Münazarada karşıt iki tezi savunan iki grup, bir başkan yönetiminde tartışır ve bir jüri tarafları değerlendirir. (Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Türk Dili II ders kitabı; TDK Türkçe Sözlük ("münazara" maddesi))
16. Münazarada bir tezi savunup karşı tezi çürütmeye çalışan taraflar kaç gruptan oluşur?
Münazara, bir tezi savunan ve karşı tezi çürütmeye çalışan iki grubun tartıştığı sözlü anlatım türüdür. (Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Türk Dili II ders kitabı)
17. Münazarada tarafların ileri sürdüğü görüşleri değerlendirip bir sonuca varan kurul aşağıdakilerden hangisidir?
Münazarayı bir başkan yönetir, ancak tarafları değerlendirip karara varan kurul jüridir. (Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Türk Dili II ders kitabı; TDK Türkçe Sözlük ("münazara" maddesi))
18. Toplumu ilgilendiren bir konunun küçük bir uzman grubu tarafından sohbet havası içinde, bir başkan yönetiminde tartışıldığı sözlü anlatım türü aşağıdakilerden hangisidir?
Panel, toplumu ilgilendiren bir konunun küçük bir uzman grubu tarafından sohbet havası içinde, bir başkan yönetiminde tartışıldığı sözlü anlatım türüdür. (Atatürk Üniversitesi AÖF Türk Dili II ders kitabı; TDK Türkçe Sözlük ("panel" maddesi))
19. Panel sona erdikten sonra dinleyicilerin de söz alıp tartışmaya katıldığı bölüme ne ad verilir?
Panel sonunda dinleyicilerin de söz aldığı bölüm foruma dönüşür. (Atatürk Üniversitesi AÖF Türk Dili II ders kitabı; TDK Türkçe Sözlük ("panel" maddesi))
20. Panel ile münazara arasındaki temel fark için aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Panelde küçük bir uzman grubu bir konuyu sohbet havasında ele alırken; münazarada iki grup karşıt tezleri savunur ve bir jüri tarafları değerlendirir. (Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Türk Dili II ders kitabı; Atatürk Üniversitesi AÖF Türk Dili II ders kitabı)
21. Bilimsel bir konunun çeşitli yönleriyle uzmanlarca hazırlanan bildiriler aracılığıyla ele alındığı, bir başkan yönetiminde yapılan akademik toplantı türü aşağıdakilerden hangisidir?
Sempozyum, bilimsel bir konunun uzmanlarca hazırlanan bildiriler aracılığıyla ele alındığı, bir başkan yönetiminde yapılan akademik toplantıdır. (TDK Türkçe Sözlük ("sempozyum" maddesi); Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Türk Dili II ders kitabı)
22. "Sempozyum" teriminin Türkçe karşılığı olarak kullanılan kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Sempozyum, Türkçede "bilgi şöleni" terimiyle karşılanır. (TDK Türkçe Sözlük ("sempozyum" maddesi))
23. Sempozyumda katılımcılar görüşlerini dinleyiciye genellikle hangi yolla sunar?
Sempozyumda konu, uzmanlarca önceden hazırlanan bildiriler aracılığıyla ele alınır. (TDK Türkçe Sözlük ("sempozyum" maddesi); Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Türk Dili II ders kitabı)
24. Güncel ve toplumsal bir konunun, alanında uzman konuşmacılar tarafından geniş bir dinleyici topluluğu önünde, bir başkan yönetiminde tartışıldığı sözlü anlatım türü aşağıdakilerden hangisidir?
Açık oturum, güncel ve toplumsal bir konunun uzman konuşmacılarca geniş bir dinleyici topluluğu önünde, bir başkan yönetiminde tartışıldığı sözlü anlatım türüdür. (Atatürk Üniversitesi AÖF Türk Dili II ders kitabı; TDK Türkçe Sözlük ("açık oturum" maddesi))
25. Açık oturum ile panel arasındaki en belirgin fark aşağıdakilerden hangisidir?
Panel küçük bir uzman grubuyla sohbet havasında yürütülürken; açık oturum güncel/toplumsal bir konunun geniş bir dinleyici topluluğu önünde uzmanlarca tartışılmasıdır. (Atatürk Üniversitesi AÖF Türk Dili II ders kitabı; TDK Türkçe Sözlük ("panel", "açık oturum" maddeleri))
26. Bir konuşmacının belirli bir konuda bilgi vermek amacıyla bir dinleyici topluluğu önünde yaptığı, genellikle sonunda soru-cevap bölümü bulunan sözlü anlatım türü aşağıdakilerden hangisidir?
Konferans, bir konuşmacının belirli bir konuda dinleyici topluluğuna bilgi sunduğu ve genellikle sonunda soru-cevap bölümü bulunan sözlü anlatım türüdür. (Atatürk Üniversitesi AÖF Türk Dili II ders kitabı; TDK Türkçe Sözlük ("konferans" maddesi))
27. Konferans, panel ve münazara gibi sözlü anlatım türlerinin ortak özelliği için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Konferans, panel ve münazara farklı biçim ve amaçlara sahip olsa da hepsi bir konuyu dinleyici/katılımcı topluluğu önünde sözlü olarak ele alan anlatım türleridir. (Atatürk Üniversitesi AÖF Türk Dili II ders kitabı; Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Türk Dili II ders kitabı)
28. Türkçede anlatım bozuklukları temel olarak kaç grupta incelenir?
Anlatım bozuklukları, anlama dayalı (anlamsal) ve dil bilgisi kurallarına dayalı (yapısal) olmak üzere iki temel grupta incelenir. (Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Türk Dili II ders kitabı)
29. Yapıya (dil bilgisine) dayalı anlatım bozuklukları esas olarak neyle ilgilidir?
Yapısal anlatım bozuklukları; özne-yüklem uyumu, ek, tamlama ve öge eksikliği gibi dil bilgisi kurallarına aykırı kullanımlardan kaynaklanır. (Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Türk Dili II ders kitabı)
30. Anlama dayalı (anlamsal) anlatım bozuklukları aşağıdakilerden hangisiyle doğrudan ilgilidir?
Anlamsal anlatım bozuklukları, sözcük ya da ifadelerin anlamca çakışması, çelişmesi veya yanlış kullanılmasından doğar. (Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Türk Dili II ders kitabı)
31. 'Karşılıklı diyalog kurmak, sağlıklı iletişim için önemlidir.' cümlesindeki anlatım bozukluğunun nedeni nedir?
'Diyalog' sözcüğü anlamca 'karşılıklı konuşma' bildirdiğinden başına ayrıca 'karşılıklı' sözcüğünün getirilmesi anlamca gereksiz sözcük kullanımına yol açar. (Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Türk Dili II ders kitabı)
32. 'Ağaçlar rüzgârda sallanıyorlardı.' cümlesinde ne tür bir anlatım bozukluğu vardır?
İnsan dışı varlıkları bildiren çoğul özneden sonra yüklem tekil çekimlenmelidir; doğrusu 'Ağaçlar rüzgârda sallanıyordu.' şeklindedir. (TDK Yazım Kılavuzu; Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Türk Dili II ders kitabı)
33. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde özne-yüklem uyumundan kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır?
'Çiçekler' insan dışı bir çoğul özne olduğundan yüklem tekil çekimlenmelidir; doğrusu 'Çiçekler bahçede açtı.' olmalıdır. İnsan olan 'öğrenciler' öznesinde çoğul yüklem kullanılabilir. (TDK Yazım Kılavuzu; Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Türk Dili II ders kitabı)
34. Aşağıdakilerden hangisinde 'gereksiz sözcük kullanımı' kaynaklı bir anlatım bozukluğu vardır?
'Yalnızca' ve 'sadece' sözcükleri eş anlamlı olduğundan bir arada kullanılmaları gereksiz sözcük tekrarına, dolayısıyla anlamsal bir bozukluğa yol açar. (Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Türk Dili II ders kitabı)
35. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde anlam çelişkisinden kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır?
'Sanırım' belirsizlik, 'kesinlikle' ise kesinlik bildirdiğinden bu iki sözcüğün bir arada kullanılması anlamca birbiriyle çelişir. (Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Türk Dili II ders kitabı)