ATA AÖF Deneme Pro

⚖️ Hukukun Temel Kavramları

Hukukun Temel Kavramları

Toplumsal yaşamı düzenleyen kurallar; din, ahlak, görgü ve hukuk kurallarından oluşur. Hukuk kurallarını diğerlerinden ayıran temel özellik, devlet gücüyle desteklenen maddi yaptırıma sahip olmalarıdır. Hukukun kaynakları yazılı ve yazısız olmak üzere ikiye ayrılır. Türk Medeni Kanunu m.1 uyarınca hâkim, önüne gelen olaya uygulanabilir bir kanun hükmü yoksa örf ve âdet hukukuna göre, o da yoksa kendisi kanun koyucu olsaydı nasıl bir kural koyacak idiyse ona göre karar verir; böylece kaynak sırası kanun → örf ve âdet hukuku → hâkimin yarattığı kural biçiminde belirlenir. Örf ve âdet hukukunun oluşması için maddi (istikrarlı tekrar), manevi (uyulması gerektiği inancı) ve hukuki (devlet yaptırımıyla desteklenme) unsurları aranır.

Hukuk, kamu hukuku ve özel hukuk olarak ikiye ayrılır. Kamu hukuku dalları anayasa, idare, ceza ve vergi hukukudur; özel hukukun başlıca dalları ise medeni, borçlar ve ticaret hukukudur. Temel kanunlar ve yürürlük tarihleri şunlardır:

Kişilik, çocuğun sağ olarak tamamıyla doğduğu anda başlar ve ölümle sona erer (TMK m.28). Her insanın hak ehliyeti vardır ve bütün insanlar haklara ve borçlara ehil olmada eşittir (m.8). Fiil ehliyetinin üç koşulu vardır: ergin olmak, ayırt etme gücüne sahip olmak ve kısıtlı olmamak (m.9-10). Erginlik on sekiz yaşın doldurulmasıyla veya evlenmeyle başlar (m.11); on beş yaşını dolduran küçük, kendi isteği ve velisinin rızasıyla mahkeme kararıyla ergin kılınabilir (m.12). Yaş küçüklüğü, akıl hastalığı, akıl zayıflığı veya sarhoşluk gibi sebeplerle akla uygun davranma yeteneğinden yoksun olmayan herkes ayırt etme gücüne sahiptir (m.13). Herkes haklarını kullanırken dürüstlük kuralına uymak zorundadır ve hakkın kötüye kullanımı korunmaz (m.2); iyiniyetin varlığı asıldır (m.3).

Yaptırımlar hukuk dalına göre değişir. Ceza hukukunda suç karşılığı uygulanan cezalar hapis cezası ve adlî para cezasından oluşur (TCK m.45); süreli hapis cezası kural olarak bir aydan az, yirmi yıldan fazla olamaz (m.49/1). Kanunun açıkça suç saymadığı fiil için kimseye ceza verilemez (suçta ve cezada kanunilik ilkesi, TCK m.2; Anayasa m.38). Yargı örgütü içinde uyuşmazlıklar dava türlerine göre çözülür.

Tüm deneme sınavını ücretsiz çöz

Örnek sorular (35)

1. Toplumsal yaşamı düzenleyen kurallar arasında hukuk kurallarını din, ahlak ve görgü kurallarından ayıran en belirgin özellik aşağıdakilerden hangisidir?

  1. Yalnızca yazılı metinlerde yer alması
  2. Devlet gücüyle desteklenen yaptırımlara sahip olması
  3. Sadece bireyin vicdanını ilgilendirmesi
  4. Zamanla değişmeyen kurallar olması

Hukuk kurallarını diğer toplumsal düzen kurallarından ayıran temel özellik, ihlali hâlinde devletin örgütlü gücüyle desteklenen yaptırımlara (müeyyidelere) bağlanmış olmasıdır. (Genel hukuk doktrini (hukuk kurallarının özellikleri))

2. Aşağıdakilerden hangisi hukuk kurallarının devlet gücüyle desteklenen yaptırım türlerinden biri değildir?

  1. Cebri icra
  2. İptal (butlan)
  3. Toplumsal ayıplanma
  4. Ceza

Toplumsal ayıplanma, ahlak ve görgü kurallarının ihlalinde ortaya çıkan manevi bir tepkidir; hukuk kurallarının yaptırımları ise ceza, cebri icra ve iptal gibi devlet gücüyle desteklenen müeyyidelerdir. (Genel hukuk doktrini (yaptırım türleri))

3. Türk Medeni Kanunu m.1'e göre, hâkim önüne gelen bir uyuşmazlıkta uygulanabilir bir kanun hükmü bulamazsa nasıl bir yol izler?

  1. Doğrudan kendi vicdani kanaatine göre karar verir
  2. Önce örf ve âdet hukukuna bakar, o da yoksa kendisi kanun koyucu olsaydı koyacağı kurala göre karar verir
  3. Davayı görevsizlik nedeniyle reddeder
  4. Yalnızca yabancı hukuku kıyasen uygular

TMK m.1'e göre kanunda hüküm yoksa hâkim önce örf ve âdet hukukuna, o da yoksa kendisi kanun koyucu olsaydı nasıl bir kural koyacak idiyse ona göre karar verir. (Türk Medeni Kanunu (4721) m.1)

4. Örf ve âdet hukuku kuralının oluşabilmesi için aranan 'manevi unsur' neyi ifade eder?

  1. Kuralın devlet tarafından yaptırımla desteklenmesini
  2. Kuralın uzun süredir kesintisiz uygulanmasını
  3. Toplumda o kurala uyulması gerektiğine dair genel bir inancın bulunmasını
  4. Kuralın bir kanun maddesinde açıkça yazılmasını

Manevi unsur, toplum bireylerinin o davranış kuralına uyulması gerektiğine ilişkin ortak bir hukuki zorunluluk inancı taşımasını ifade eder; maddi unsur sürekliliği, hukuki unsur ise devlet desteğini ifade eder. (Türk Medeni Kanunu (4721) m.1 gerekçesi / medeni hukuk doktrini)

5. Türk Medeni Kanunu m.2'ye göre, bir hakkın açıkça kötüye kullanılması durumunda hukuk düzeninin tutumu nedir?

  1. Hukuk düzeni bu kullanımı korur
  2. Hukuk düzeni bu kullanımı korumaz
  3. Yalnızca ticari işlemlerde korumaz
  4. Sadece kamu görevlileri açısından korumaz

TMK m.2 uyarınca herkes haklarını dürüstlük kurallarına uygun kullanmak zorundadır ve bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz. (Türk Medeni Kanunu (4721) m.2)

6. Türk Medeni Kanunu m.3'te düzenlenen 'iyiniyetin asıl olması' karinesinin uygulama sonucu nedir?

  1. Kötüniyet iddia eden taraf bunu ispatlamadıkça iyiniyet var sayılır
  2. İyiniyet iddia eden taraf bunu her koşulda ispatlamak zorundadır
  3. Bu karine yalnızca ceza davalarında geçerlidir
  4. İyiniyet hiçbir şekilde çürütülemeyen kesin bir karinedir

Kanunun iyiniyete hukuki sonuç bağladığı hâllerde iyiniyetin varlığı asıldır; bu nedenle kötüniyeti ileri süren taraf onu ispatla yükümlüdür. (Türk Medeni Kanunu (4721) m.3)

7. Suçta ve cezada kanunilik ilkesinin sonucu olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  1. Kıyas yoluyla yeni suç tipleri oluşturulabilir
  2. Kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemez
  3. Ceza kanunları kural olarak lehe olsun olmasın geriye yürür
  4. Güvenlik tedbirleri kanuni dayanak aranmaksızın uygulanabilir

Kanunilik ilkesi gereği, kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz; bu ilke Anayasa'da da güvence altındadır. (Türk Ceza Kanunu (5237) m.2; 1982 Anayasası m.38)

8. Türkiye'de hâlen yürürlükte olan Türk Medeni Kanunu kaç sayılıdır ve ne zaman yürürlüğe girmiştir?

  1. 818 sayılı; 1926
  2. 4721 sayılı; 1 Ocak 2002
  3. 6098 sayılı; 1 Temmuz 2012
  4. 5237 sayılı; 1 Haziran 2005

Hâlen yürürlükte olan Türk Medeni Kanunu 4721 sayılıdır ve 1 Ocak 2002 tarihinde yürürlüğe girmiştir. (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (Resmî Gazete, 8 Aralık 2001))

9. Türk Medeni Kanunu'na göre bir kişinin kişiliği (kişi olma sıfatı) ne zaman başlar?

  1. Nüfusa tescil edildiği anda
  2. Çocuğun sağ olarak tamamıyla doğduğu anda
  3. On sekiz yaşını doldurduğunda
  4. Ana rahmine düştüğü anda kesin olarak

TMK m.28'e göre kişilik, çocuğun sağ olarak tamamıyla doğduğu anda başlar ve ölümle sona erer. (Türk Medeni Kanunu (4721) m.28)

10. Türk Medeni Kanunu m.8'e göre hak ehliyeti bakımından aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

  1. Hak ehliyeti yalnızca ergin kişilere tanınır
  2. Bütün insanlar hukuk düzeni sınırları içinde haklara ve borçlara ehil olmada eşittir
  3. Hak ehliyeti mahkeme kararıyla kişiden tamamen alınabilir
  4. Hak ehliyeti yalnızca Türk vatandaşlarına tanınır

TMK m.8'e göre her insanın hak ehliyeti vardır ve bütün insanlar hukuk düzeni sınırları içinde haklara ve borçlara ehil olmada eşittir. (Türk Medeni Kanunu (4721) m.8)

11. Türk Medeni Kanunu'na göre fiil ehliyetine sahip olabilmek için birlikte aranan üç koşul aşağıdakilerden hangisidir?

  1. Ergin olmak, ayırt etme gücüne sahip olmak, kısıtlı olmamak
  2. Ergin olmak, evli olmak, okuryazar olmak
  3. Ayırt etme gücüne sahip olmak, tescilli olmak, kısıtlı olmamak
  4. On beş yaşını doldurmak, velisinin izni, kısıtlı olmamak

TMK m.9 ve m.10 uyarınca fiil ehliyetinin koşulları ergin olmak, ayırt etme gücüne sahip olmak ve kısıtlı olmamaktır. (Türk Medeni Kanunu (4721) m.9 ve m.10)

12. Türk Medeni Kanunu'na göre erginlik (rüşt), kural olarak hangi yaşın doldurulmasıyla başlar?

  1. 15
  2. 18
  3. 21
  4. 25

TMK m.11'e göre erginlik on sekiz yaşın doldurulmasıyla başlar; ayrıca evlenme de kişiyi ergin kılar. (Türk Medeni Kanunu (4721) m.11)

13. Türk Medeni Kanunu m.12'ye göre, on beş yaşını dolduran bir küçüğün mahkeme kararıyla ergin kılınabilmesi (kazaî rüşt) hangi koşula bağlıdır?

  1. Yalnızca kendi isteğine, velinin rızası aranmaksızın
  2. Kendi isteği ve velisinin rızasına
  3. Savcının re'sen başvurusuna
  4. Yalnızca velisinin talebine, küçüğün isteği aranmaksızın

TMK m.12'ye göre on beş yaşını dolduran küçük, kendi isteği ve velisinin rızasıyla mahkeme kararıyla ergin kılınabilir. (Türk Medeni Kanunu (4721) m.12)

14. Borç ilişkilerini genel olarak düzenleyen Türk Borçlar Kanunu kaç sayılıdır ve ne zaman yürürlüğe girmiştir?

  1. 6098 sayılı; 1 Temmuz 2012
  2. 4721 sayılı; 1 Ocak 2002
  3. 6102 sayılı; 1 Temmuz 2012
  4. 818 sayılı; 1926

Türk Borçlar Kanunu 6098 sayılıdır ve 1 Temmuz 2012 tarihinde yürürlüğe girerek özel hukuktaki borç ilişkilerini düzenlemektedir. (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu)

15. Aşağıdakilerden hangisi medeni hukukun alt dallarından biri değildir?

  1. Aile hukuku
  2. Miras hukuku
  3. Eşya hukuku
  4. İdari yargılama hukuku

İdari yargılama hukuku kamu hukuku alanına giren bir usul hukuku dalıdır; aile, miras ve eşya hukuku ise medeni hukukun alt dallarındandır. (Medeni hukuk doktrini (genel sınıflandırma))

16. Türkiye'de yargı örgütü, baktığı uyuşmazlıkların niteliğine göre temel olarak hangi iki ana kola ayrılır?

  1. Adli yargı ve idari yargı
  2. Yerel yargı ve bölgesel yargı
  3. Askeri yargı ve sivil yargı
  4. Kamu yargısı ve özel yargı

Türk yargı örgütü, baktığı uyuşmazlıkların niteliğine göre temelde adli yargı ve idari yargı olmak üzere iki ana kola ayrılır. (Yargı örgütü doktrini / 1982 Anayasası)

17. Adli yargı kolunda verilen kararların temyiz mercii olan yüksek mahkeme aşağıdakilerden hangisidir?

  1. Danıştay
  2. Yargıtay
  3. Anayasa Mahkemesi
  4. Sayıştay

Yargıtay, adli yargı kolunda (hukuk ve ceza) verilen kararların temyiz incelemesini yapan yüksek mahkemedir. (Yargı örgütü doktrini)

18. İdari işlem ve eylemlerden doğan uyuşmazlıklarda temyiz mercii olan yüksek mahkeme aşağıdakilerden hangisidir?

  1. Yargıtay
  2. Danıştay
  3. Uyuşmazlık Mahkemesi
  4. Anayasa Mahkemesi

Danıştay, idari yargı kolunda idari işlem ve eylemlerden doğan uyuşmazlıklara ilişkin kararların temyiz mercii olan yüksek mahkemedir. (Yargı örgütü doktrini)

19. Davacının, edim talebinde bulunmaksızın yalnızca bir hakkın veya hukuki ilişkinin var olup olmadığının belirlenmesini istediği dava türü aşağıdakilerden hangisidir?

  1. Eda davası
  2. Tespit davası
  3. İnşai (yenilik doğuran) dava
  4. Kısmi dava

Tespit davasında davacı bir edim talep etmez; amacı yalnızca bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığının ya da yokluğunun mahkemece belirlenmesidir. (Medeni usul hukuku doktrini (dava türleri))

20. Davalının bir şeyi vermeye, yapmaya veya yapmamaya mahkûm edilmesinin talep edildiği dava türü aşağıdakilerden hangisidir?

  1. Tespit davası
  2. Eda davası
  3. Menfi tespit davası
  4. İnşai dava

Eda davasında davacı, davalının bir şeyi vermeye, yapmaya veya yapmamaya mahkûm edilmesini talep eder. (Medeni usul hukuku doktrini (dava türleri))

21. Mevcut bir hukuki durumu ortadan kaldırmayı, değiştirmeyi veya yeni bir hukuki durum yaratmayı amaçlayan dava türü aşağıdakilerden hangisidir?

  1. Eda davası
  2. Tespit davası
  3. İnşai (yenilik doğuran) dava
  4. Belirsiz alacak davası

İnşai (yenilik doğuran) dava, mevcut bir hukuki durumu değiştirmeyi, ortadan kaldırmayı veya yeni bir hukuki durum yaratmayı amaçlayan dava türüdür; örneğin boşanma davası bu türdendir. (Medeni usul hukuku doktrini (dava türleri))

22. Türkiye'de yargı bağımsızlığı ilkesi temel olarak hangi düzenlemeyle güvence altına alınmıştır?

  1. Türk Ticaret Kanunu
  2. 1982 Anayasası
  3. Hukuk Muhakemeleri Kanunu
  4. Türk Medeni Kanunu

Mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı, 1982 Anayasası'nda yer alan temel anayasal ilkelerdendir. (1982 Anayasası (yargı bağımsızlığı ilkesi))

23. Ceza yargısında ilk derece mahkemesi olarak görev yapan ve tek hâkimli olan genel görevli mahkeme aşağıdakilerden hangisidir?

  1. Ağır Ceza Mahkemesi
  2. Asliye Ceza Mahkemesi
  3. Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi
  4. Yargıtay Ceza Dairesi

Asliye Ceza Mahkemeleri tek hâkimli olarak görev yapan ilk derece genel görevli ceza mahkemeleridir; Ağır Ceza Mahkemeleri ise üç hâkimden oluşan bir heyet hâlinde çalışır. (Ceza yargılaması örgütlenmesi doktrini / 5235 sayılı Kanun)

24. Türk Medeni Kanunu'nun 1. maddesine göre, kanunda uygulanabilir bir hüküm bulunmadığı durumda hâkim, öncelikle hangi kaynağa başvurarak karar verir?

  1. Doğrudan kendi vicdani kanaatine göre karar verir
  2. Örf ve âdet hukukuna göre karar verir
  3. Yabancı bir hukuk sistemini uygular
  4. Davayı reddeder

TMK m.1'e göre kanunda hüküm yoksa hâkim önce örf ve âdet hukukuna, o da yoksa kendisi kanun koyucu olsaydı koyacağı kurala göre karar verir. (Türk Medeni Kanunu (4721) m.1)

25. Aşağıdakilerden hangisi örf ve âdet hukukunun oluşabilmesi için aranan unsurlardan biri değildir?

  1. Maddi unsur (sürekli ve istikrarlı bir uygulamanın bulunması)
  2. Manevi unsur (kurala uyulması gerektiği yönünde genel bir inanç)
  3. Hukuki unsur (kuralın devlet yaptırımıyla desteklenmesi)
  4. Kuralın yazılı bir metne dönüştürülmüş olması

Örf ve âdet hukuku yazısız bir kaynaktır; oluşması için maddi, manevi ve hukuki unsur aranır, yazılı hale getirilmesi şart değildir. (Türk Medeni Kanunu (4721) m.1 gerekçesi / medeni hukuk doktrini)

26. Hukukun kaynakları yazılı ve yazısız kaynaklar olarak ikiye ayrıldığında, aşağıdakilerden hangisi yazısız kaynak olarak kabul edilir?

  1. Anayasa
  2. Kanun
  3. Örf ve âdet hukuku
  4. Yönetmelik

Anayasa, kanun, tüzük ve yönetmelik yazılı kaynaklardandır; örf ve âdet hukuku ise toplumda kendiliğinden oluşan yazısız bir kaynaktır. (Medeni hukuk doktrini / Türk Medeni Kanunu (4721) m.1)

27. Türk hukuk sisteminde yazılı hukuk kaynakları arasındaki normlar hiyerarşisi bakımından aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  1. Yönetmelik, kanundan üstündür
  2. Anayasa, diğer bütün yazılı kaynaklardan üstündür ve onlara aykırı olamaz
  3. Tüzük, Anayasa'dan üstündür
  4. Kanunlar ile yönetmelikler eşit hiyerarşik güce sahiptir

Türk hukuk sisteminde normlar hiyerarşisinin en üstünde Anayasa yer alır; diğer bütün yazılı kaynaklar Anayasa'ya aykırı olamaz. (1982 Anayasası / hukukun kaynakları hiyerarşisi (genel hukuk doktrini))

28. Bilimsel görüşler (doktrin) ve yargı kararları (içtihatlar), Türk Medeni Kanunu m.1 çerçevesinde hâkim açısından nasıl bir işleve sahiptir?

  1. Hâkimi bağlayan asli kaynaklardır
  2. Hâkimin karar verirken yararlanabileceği yardımcı kaynaklardır, kural olarak bağlayıcı değildir
  3. Kanunun yerini alan bağlayıcı hukuk kurallarıdır
  4. Sadece Yargıtay üyeleri için bağlayıcıdır

TMK m.1'e göre hâkim karar verirken bilimsel görüşlerden ve yargısal kararlardan yararlanır; bunlar kural olarak bağlayıcı olmayan yardımcı kaynaklardır. (Türk Medeni Kanunu (4721) m.1)

29. Bir hâkim, önüne gelen bir uyuşmazlıkta uygulanabilecek yazılı bir kanun hükmü bulamamış, ayrıca konuyla ilgili yerleşik bir örf ve âdet kuralı da tespit edememiştir. TMK m.1 uyarınca hâkim bu durumda nasıl hareket etmelidir?

  1. Davayı hukuki boşluk gerekçesiyle reddetmelidir
  2. Kendisi kanun koyucu olsaydı nasıl bir kural koyacak idiyse ona göre karar vermelidir
  3. Sadece taraflardan birinin talebini esas almalıdır
  4. Uyuşmazlığı yabancı bir mahkemeye havale etmelidir

TMK m.1'e göre kanun ve örf-âdet hukukunda hüküm bulunmaması hâlinde hâkim, kanun koyucu gibi hareket ederek kural yaratır; hâkim hukuku uygulamaktan kaçınamaz. (Türk Medeni Kanunu (4721) m.1)

30. Örf ve âdet hukukunun 'manevi unsuru' aşağıdakilerden hangisini ifade eder?

  1. Uygulamanın uzun süredir istikrarlı biçimde tekrarlanmasını
  2. Toplumda o kurala uyulması gerektiği yönünde yerleşmiş bir hukuki inancın bulunmasını
  3. Kuralın devlet gücüyle desteklenip yaptırıma bağlanmasını
  4. Kuralın yazılı bir kanunla düzenlenmesini

Manevi unsur, toplumda kurala uyulmasının zorunlu olduğu yönündeki genel inancı ifade eder; süreklilik maddi unsura, yaptırım ise hukuki unsura ilişkindir. (Medeni hukuk doktrini / Türk Medeni Kanunu (4721) m.1)

31. Türk Medeni Kanunu kaç numaralı kanundur ve hangi tarihte yürürlüğe girmiştir?

  1. 4721 sayılı Kanun, 1 Ocak 2002
  2. 5237 sayılı Kanun, 1 Haziran 2005
  3. 6098 sayılı Kanun, 1 Temmuz 2012
  4. 2709 sayılı Kanun, 1982

Türk Medeni Kanunu 4721 sayılıdır ve 1 Ocak 2002 tarihinde yürürlüğe girmiştir. (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (Resmî Gazete, 8 Aralık 2001))

32. Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmalar, Türk hukuk sistemi içindeki kaynaklar bakımından nasıl bir statüye sahiptir?

  1. Kanun hükmündedir ve bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurulamaz
  2. Yalnızca tavsiye niteliğinde olup hiçbir bağlayıcılığı yoktur
  3. Yönetmelikten daha alt bir hiyerarşik güce sahiptir
  4. İç hukukumuzda hiçbir zaman doğrudan uygulanamaz; mutlaka ayrı bir kanunla yeniden düzenlenmesi gerekir

Anayasa'nın 90. maddesine göre usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir ve bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. (1982 Anayasası m.90)

33. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararları ile münferit bir Yargıtay dairesi kararı arasındaki temel fark nedir?

  1. İkisi de aynı derecede bağlayıcı değildir, ikisi de sadece yol göstericidir
  2. İçtihadı Birleştirme Kararları, verildikleri konuda mahkemeleri ve Yargıtay dairelerini bağlar; tekil bir daire kararı ise böyle bir bağlayıcılığa sahip değildir
  3. Münferit Yargıtay kararları kanun hükmündedir, İçtihadı Birleştirme Kararları ise sadece tavsiyedir
  4. İçtihadı Birleştirme Kararları yalnızca ceza davalarında uygulanır

İçtihadı Birleştirme Kararları, istisnai olarak bağlayıcı bir yardımcı kaynak niteliğindedir ve ilgili konuda mahkemeler ile Yargıtay dairelerini bağlar; tekil kararlar ise sadece yol gösterici niteliktedir. (2797 sayılı Yargıtay Kanunu (İçtihadı Birleştirme Kararlarının bağlayıcılığı) / genel hukuk doktrini)

34. Sübjektif hak kavramı en genel biçimde nasıl tanımlanır?

  1. Hukuk düzeninin kişilere tanıdığı ve hukuken korunan bir yetki veya menfaat
  2. Devletin vatandaşlarına yüklediği bir görev
  3. Sadece kanunla açıkça yasaklanmamış her davranış
  4. Yalnızca mahkeme kararıyla doğan bir yükümlülük

Hak, hukuk düzeni tarafından kişiye tanınan ve korunan, sahibine belirli bir yetki veya menfaat sağlayan hukuki imkândır. (Medeni hukuk doktrini (hak teorileri: irade, menfaat, karma teori))

35. Türk Medeni Kanunu m.8'e göre hak ehliyeti bakımından aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  1. Hak ehliyeti sadece ergin olan kişilere tanınır
  2. Her insan hak ehliyetine sahiptir ve bu konuda bütün insanlar eşittir
  3. Hak ehliyeti, ayırt etme gücüne bağlıdır
  4. Tüzel kişiler hak ehliyetine asla sahip olamaz

TMK m.8'e göre her insanın hak ehliyeti vardır ve bütün insanlar hukuk düzeninin sınırları içinde haklara ve borçlara ehil olmada eşittir. (Türk Medeni Kanunu (4721) m.8)

Ücretsiz başla