Toplumsal yaşamı düzenleyen kurallar; din, ahlak, görgü ve hukuk kurallarından oluşur. Hukuk kurallarını diğerlerinden ayıran temel özellik, devlet gücüyle desteklenen maddi yaptırıma sahip olmalarıdır. Hukukun kaynakları yazılı ve yazısız olmak üzere ikiye ayrılır. Türk Medeni Kanunu m.1 uyarınca hâkim, önüne gelen olaya uygulanabilir bir kanun hükmü yoksa örf ve âdet hukukuna göre, o da yoksa kendisi kanun koyucu olsaydı nasıl bir kural koyacak idiyse ona göre karar verir; böylece kaynak sırası kanun → örf ve âdet hukuku → hâkimin yarattığı kural biçiminde belirlenir. Örf ve âdet hukukunun oluşması için maddi (istikrarlı tekrar), manevi (uyulması gerektiği inancı) ve hukuki (devlet yaptırımıyla desteklenme) unsurları aranır.
Hukuk, kamu hukuku ve özel hukuk olarak ikiye ayrılır. Kamu hukuku dalları anayasa, idare, ceza ve vergi hukukudur; özel hukukun başlıca dalları ise medeni, borçlar ve ticaret hukukudur. Temel kanunlar ve yürürlük tarihleri şunlardır:
Kişilik, çocuğun sağ olarak tamamıyla doğduğu anda başlar ve ölümle sona erer (TMK m.28). Her insanın hak ehliyeti vardır ve bütün insanlar haklara ve borçlara ehil olmada eşittir (m.8). Fiil ehliyetinin üç koşulu vardır: ergin olmak, ayırt etme gücüne sahip olmak ve kısıtlı olmamak (m.9-10). Erginlik on sekiz yaşın doldurulmasıyla veya evlenmeyle başlar (m.11); on beş yaşını dolduran küçük, kendi isteği ve velisinin rızasıyla mahkeme kararıyla ergin kılınabilir (m.12). Yaş küçüklüğü, akıl hastalığı, akıl zayıflığı veya sarhoşluk gibi sebeplerle akla uygun davranma yeteneğinden yoksun olmayan herkes ayırt etme gücüne sahiptir (m.13). Herkes haklarını kullanırken dürüstlük kuralına uymak zorundadır ve hakkın kötüye kullanımı korunmaz (m.2); iyiniyetin varlığı asıldır (m.3).
Yaptırımlar hukuk dalına göre değişir. Ceza hukukunda suç karşılığı uygulanan cezalar hapis cezası ve adlî para cezasından oluşur (TCK m.45); süreli hapis cezası kural olarak bir aydan az, yirmi yıldan fazla olamaz (m.49/1). Kanunun açıkça suç saymadığı fiil için kimseye ceza verilemez (suçta ve cezada kanunilik ilkesi, TCK m.2; Anayasa m.38). Yargı örgütü içinde uyuşmazlıklar dava türlerine göre çözülür.
1. Toplumsal yaşamı düzenleyen kurallar arasında hukuk kurallarını din, ahlak ve görgü kurallarından ayıran en belirgin özellik aşağıdakilerden hangisidir?
Hukuk kurallarını diğer toplumsal düzen kurallarından ayıran temel özellik, ihlali hâlinde devletin örgütlü gücüyle desteklenen yaptırımlara (müeyyidelere) bağlanmış olmasıdır. (Genel hukuk doktrini (hukuk kurallarının özellikleri))
2. Aşağıdakilerden hangisi hukuk kurallarının devlet gücüyle desteklenen yaptırım türlerinden biri değildir?
Toplumsal ayıplanma, ahlak ve görgü kurallarının ihlalinde ortaya çıkan manevi bir tepkidir; hukuk kurallarının yaptırımları ise ceza, cebri icra ve iptal gibi devlet gücüyle desteklenen müeyyidelerdir. (Genel hukuk doktrini (yaptırım türleri))
3. Türk Medeni Kanunu m.1'e göre, hâkim önüne gelen bir uyuşmazlıkta uygulanabilir bir kanun hükmü bulamazsa nasıl bir yol izler?
TMK m.1'e göre kanunda hüküm yoksa hâkim önce örf ve âdet hukukuna, o da yoksa kendisi kanun koyucu olsaydı nasıl bir kural koyacak idiyse ona göre karar verir. (Türk Medeni Kanunu (4721) m.1)
4. Örf ve âdet hukuku kuralının oluşabilmesi için aranan 'manevi unsur' neyi ifade eder?
Manevi unsur, toplum bireylerinin o davranış kuralına uyulması gerektiğine ilişkin ortak bir hukuki zorunluluk inancı taşımasını ifade eder; maddi unsur sürekliliği, hukuki unsur ise devlet desteğini ifade eder. (Türk Medeni Kanunu (4721) m.1 gerekçesi / medeni hukuk doktrini)
5. Türk Medeni Kanunu m.2'ye göre, bir hakkın açıkça kötüye kullanılması durumunda hukuk düzeninin tutumu nedir?
TMK m.2 uyarınca herkes haklarını dürüstlük kurallarına uygun kullanmak zorundadır ve bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz. (Türk Medeni Kanunu (4721) m.2)
6. Türk Medeni Kanunu m.3'te düzenlenen 'iyiniyetin asıl olması' karinesinin uygulama sonucu nedir?
Kanunun iyiniyete hukuki sonuç bağladığı hâllerde iyiniyetin varlığı asıldır; bu nedenle kötüniyeti ileri süren taraf onu ispatla yükümlüdür. (Türk Medeni Kanunu (4721) m.3)
7. Suçta ve cezada kanunilik ilkesinin sonucu olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Kanunilik ilkesi gereği, kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz; bu ilke Anayasa'da da güvence altındadır. (Türk Ceza Kanunu (5237) m.2; 1982 Anayasası m.38)
8. Türkiye'de hâlen yürürlükte olan Türk Medeni Kanunu kaç sayılıdır ve ne zaman yürürlüğe girmiştir?
Hâlen yürürlükte olan Türk Medeni Kanunu 4721 sayılıdır ve 1 Ocak 2002 tarihinde yürürlüğe girmiştir. (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (Resmî Gazete, 8 Aralık 2001))
9. Türk Medeni Kanunu'na göre bir kişinin kişiliği (kişi olma sıfatı) ne zaman başlar?
TMK m.28'e göre kişilik, çocuğun sağ olarak tamamıyla doğduğu anda başlar ve ölümle sona erer. (Türk Medeni Kanunu (4721) m.28)
10. Türk Medeni Kanunu m.8'e göre hak ehliyeti bakımından aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
TMK m.8'e göre her insanın hak ehliyeti vardır ve bütün insanlar hukuk düzeni sınırları içinde haklara ve borçlara ehil olmada eşittir. (Türk Medeni Kanunu (4721) m.8)
11. Türk Medeni Kanunu'na göre fiil ehliyetine sahip olabilmek için birlikte aranan üç koşul aşağıdakilerden hangisidir?
TMK m.9 ve m.10 uyarınca fiil ehliyetinin koşulları ergin olmak, ayırt etme gücüne sahip olmak ve kısıtlı olmamaktır. (Türk Medeni Kanunu (4721) m.9 ve m.10)
12. Türk Medeni Kanunu'na göre erginlik (rüşt), kural olarak hangi yaşın doldurulmasıyla başlar?
TMK m.11'e göre erginlik on sekiz yaşın doldurulmasıyla başlar; ayrıca evlenme de kişiyi ergin kılar. (Türk Medeni Kanunu (4721) m.11)
13. Türk Medeni Kanunu m.12'ye göre, on beş yaşını dolduran bir küçüğün mahkeme kararıyla ergin kılınabilmesi (kazaî rüşt) hangi koşula bağlıdır?
TMK m.12'ye göre on beş yaşını dolduran küçük, kendi isteği ve velisinin rızasıyla mahkeme kararıyla ergin kılınabilir. (Türk Medeni Kanunu (4721) m.12)
14. Borç ilişkilerini genel olarak düzenleyen Türk Borçlar Kanunu kaç sayılıdır ve ne zaman yürürlüğe girmiştir?
Türk Borçlar Kanunu 6098 sayılıdır ve 1 Temmuz 2012 tarihinde yürürlüğe girerek özel hukuktaki borç ilişkilerini düzenlemektedir. (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu)
15. Aşağıdakilerden hangisi medeni hukukun alt dallarından biri değildir?
İdari yargılama hukuku kamu hukuku alanına giren bir usul hukuku dalıdır; aile, miras ve eşya hukuku ise medeni hukukun alt dallarındandır. (Medeni hukuk doktrini (genel sınıflandırma))
16. Türkiye'de yargı örgütü, baktığı uyuşmazlıkların niteliğine göre temel olarak hangi iki ana kola ayrılır?
Türk yargı örgütü, baktığı uyuşmazlıkların niteliğine göre temelde adli yargı ve idari yargı olmak üzere iki ana kola ayrılır. (Yargı örgütü doktrini / 1982 Anayasası)
17. Adli yargı kolunda verilen kararların temyiz mercii olan yüksek mahkeme aşağıdakilerden hangisidir?
Yargıtay, adli yargı kolunda (hukuk ve ceza) verilen kararların temyiz incelemesini yapan yüksek mahkemedir. (Yargı örgütü doktrini)
18. İdari işlem ve eylemlerden doğan uyuşmazlıklarda temyiz mercii olan yüksek mahkeme aşağıdakilerden hangisidir?
Danıştay, idari yargı kolunda idari işlem ve eylemlerden doğan uyuşmazlıklara ilişkin kararların temyiz mercii olan yüksek mahkemedir. (Yargı örgütü doktrini)
19. Davacının, edim talebinde bulunmaksızın yalnızca bir hakkın veya hukuki ilişkinin var olup olmadığının belirlenmesini istediği dava türü aşağıdakilerden hangisidir?
Tespit davasında davacı bir edim talep etmez; amacı yalnızca bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığının ya da yokluğunun mahkemece belirlenmesidir. (Medeni usul hukuku doktrini (dava türleri))
20. Davalının bir şeyi vermeye, yapmaya veya yapmamaya mahkûm edilmesinin talep edildiği dava türü aşağıdakilerden hangisidir?
Eda davasında davacı, davalının bir şeyi vermeye, yapmaya veya yapmamaya mahkûm edilmesini talep eder. (Medeni usul hukuku doktrini (dava türleri))
21. Mevcut bir hukuki durumu ortadan kaldırmayı, değiştirmeyi veya yeni bir hukuki durum yaratmayı amaçlayan dava türü aşağıdakilerden hangisidir?
İnşai (yenilik doğuran) dava, mevcut bir hukuki durumu değiştirmeyi, ortadan kaldırmayı veya yeni bir hukuki durum yaratmayı amaçlayan dava türüdür; örneğin boşanma davası bu türdendir. (Medeni usul hukuku doktrini (dava türleri))
22. Türkiye'de yargı bağımsızlığı ilkesi temel olarak hangi düzenlemeyle güvence altına alınmıştır?
Mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı, 1982 Anayasası'nda yer alan temel anayasal ilkelerdendir. (1982 Anayasası (yargı bağımsızlığı ilkesi))
23. Ceza yargısında ilk derece mahkemesi olarak görev yapan ve tek hâkimli olan genel görevli mahkeme aşağıdakilerden hangisidir?
Asliye Ceza Mahkemeleri tek hâkimli olarak görev yapan ilk derece genel görevli ceza mahkemeleridir; Ağır Ceza Mahkemeleri ise üç hâkimden oluşan bir heyet hâlinde çalışır. (Ceza yargılaması örgütlenmesi doktrini / 5235 sayılı Kanun)
24. Türk Medeni Kanunu'nun 1. maddesine göre, kanunda uygulanabilir bir hüküm bulunmadığı durumda hâkim, öncelikle hangi kaynağa başvurarak karar verir?
TMK m.1'e göre kanunda hüküm yoksa hâkim önce örf ve âdet hukukuna, o da yoksa kendisi kanun koyucu olsaydı koyacağı kurala göre karar verir. (Türk Medeni Kanunu (4721) m.1)
25. Aşağıdakilerden hangisi örf ve âdet hukukunun oluşabilmesi için aranan unsurlardan biri değildir?
Örf ve âdet hukuku yazısız bir kaynaktır; oluşması için maddi, manevi ve hukuki unsur aranır, yazılı hale getirilmesi şart değildir. (Türk Medeni Kanunu (4721) m.1 gerekçesi / medeni hukuk doktrini)
26. Hukukun kaynakları yazılı ve yazısız kaynaklar olarak ikiye ayrıldığında, aşağıdakilerden hangisi yazısız kaynak olarak kabul edilir?
Anayasa, kanun, tüzük ve yönetmelik yazılı kaynaklardandır; örf ve âdet hukuku ise toplumda kendiliğinden oluşan yazısız bir kaynaktır. (Medeni hukuk doktrini / Türk Medeni Kanunu (4721) m.1)
27. Türk hukuk sisteminde yazılı hukuk kaynakları arasındaki normlar hiyerarşisi bakımından aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Türk hukuk sisteminde normlar hiyerarşisinin en üstünde Anayasa yer alır; diğer bütün yazılı kaynaklar Anayasa'ya aykırı olamaz. (1982 Anayasası / hukukun kaynakları hiyerarşisi (genel hukuk doktrini))
28. Bilimsel görüşler (doktrin) ve yargı kararları (içtihatlar), Türk Medeni Kanunu m.1 çerçevesinde hâkim açısından nasıl bir işleve sahiptir?
TMK m.1'e göre hâkim karar verirken bilimsel görüşlerden ve yargısal kararlardan yararlanır; bunlar kural olarak bağlayıcı olmayan yardımcı kaynaklardır. (Türk Medeni Kanunu (4721) m.1)
29. Bir hâkim, önüne gelen bir uyuşmazlıkta uygulanabilecek yazılı bir kanun hükmü bulamamış, ayrıca konuyla ilgili yerleşik bir örf ve âdet kuralı da tespit edememiştir. TMK m.1 uyarınca hâkim bu durumda nasıl hareket etmelidir?
TMK m.1'e göre kanun ve örf-âdet hukukunda hüküm bulunmaması hâlinde hâkim, kanun koyucu gibi hareket ederek kural yaratır; hâkim hukuku uygulamaktan kaçınamaz. (Türk Medeni Kanunu (4721) m.1)
30. Örf ve âdet hukukunun 'manevi unsuru' aşağıdakilerden hangisini ifade eder?
Manevi unsur, toplumda kurala uyulmasının zorunlu olduğu yönündeki genel inancı ifade eder; süreklilik maddi unsura, yaptırım ise hukuki unsura ilişkindir. (Medeni hukuk doktrini / Türk Medeni Kanunu (4721) m.1)
31. Türk Medeni Kanunu kaç numaralı kanundur ve hangi tarihte yürürlüğe girmiştir?
Türk Medeni Kanunu 4721 sayılıdır ve 1 Ocak 2002 tarihinde yürürlüğe girmiştir. (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (Resmî Gazete, 8 Aralık 2001))
32. Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmalar, Türk hukuk sistemi içindeki kaynaklar bakımından nasıl bir statüye sahiptir?
Anayasa'nın 90. maddesine göre usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir ve bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. (1982 Anayasası m.90)
33. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararları ile münferit bir Yargıtay dairesi kararı arasındaki temel fark nedir?
İçtihadı Birleştirme Kararları, istisnai olarak bağlayıcı bir yardımcı kaynak niteliğindedir ve ilgili konuda mahkemeler ile Yargıtay dairelerini bağlar; tekil kararlar ise sadece yol gösterici niteliktedir. (2797 sayılı Yargıtay Kanunu (İçtihadı Birleştirme Kararlarının bağlayıcılığı) / genel hukuk doktrini)
34. Sübjektif hak kavramı en genel biçimde nasıl tanımlanır?
Hak, hukuk düzeni tarafından kişiye tanınan ve korunan, sahibine belirli bir yetki veya menfaat sağlayan hukuki imkândır. (Medeni hukuk doktrini (hak teorileri: irade, menfaat, karma teori))
35. Türk Medeni Kanunu m.8'e göre hak ehliyeti bakımından aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
TMK m.8'e göre her insanın hak ehliyeti vardır ve bütün insanlar hukuk düzeninin sınırları içinde haklara ve borçlara ehil olmada eşittir. (Türk Medeni Kanunu (4721) m.8)