ATA AÖF Deneme Pro

📜 Medeni Hukuk Temelleri

Medeni Hukuk Temelleri

Türk özel hukukunun temeli 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'dur. Kanun 22 Kasım 2001'de kabul edilmiş, 743 sayılı eski Kanun'un yerine 1 Ocak 2002'de yürürlüğe girmiştir. Başlangıç hükümlerine göre hâkim, uyuşmazlıkta uygulanabilir bir kanun hükmü yoksa örf ve âdet hukukuna göre, o da yoksa kendisi kanun koyucu olsaydı nasıl bir kural koyacak idiyse ona göre karar verir (m.1). Herkes haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır; bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz (m.2). Kanunun iyiniyete sonuç bağladığı hâllerde asıl olan iyiniyetin varlığıdır; ancak kendisinden beklenen özeni göstermeyen kişi iyiniyet iddiasında bulunamaz (m.3). Kural olarak taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür (m.6).

Kişiler hukukunda her insanın hak ehliyeti vardır; bütün insanlar hukuk düzeninin sınırları içinde haklara ve borçlara ehil olmada eşittir (m.8). Kişilik, çocuğun sağ olarak tamamıyla doğduğu anda başlar ve ölümle sona erer; cenin, sağ doğmak koşuluyla ana rahmine düştüğü andan itibaren hak ehliyetini kazanır (m.28). Fiil ehliyeti ise ayırt etme gücüne sahip olma, ergin olma ve kısıtlı olmama koşullarına bağlıdır (m.10). Hısımlık ve yerleşim yeri de kişinin hukuki durumunu belirleyen temel kavramlardır.

Aile hukukunda erkek veya kadın kural olarak on yedi yaşını doldurmadıkça evlenemez; hâkim olağanüstü durumlarda ve pek önemli bir sebeple on altı yaşını doldurmuş olanın evlenmesine izin verebilir (m.124). Eşler mal rejimi sözleşmesiyle başka bir rejim seçmemişlerse yasal mal rejimi edinilmiş mallara katılma rejimidir (m.202). Evlilik birliğinin, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olması genel bir boşanma sebebidir (m.166). Velayet, vesayet ve soybağı, küçüklerin ve kısıtlıların korunmasına ilişkin temel kurumlardır.

Miras hukukunda yasal mirasçılıkta zümre (parantela) sistemi uygulanır; birinci zümre mirasbırakanın altsoyudur (çocukları ve onların altsoyu) (m.495). Sağ kalan eşin yasal miras payı altsoyla birlikte 1/4, ana ve baba zümresiyle birlikte 1/2, büyük ana ve büyük baba zümresiyle birlikte 3/4'tür; bunlardan hiçbiri yoksa mirasın tamamıdır (m.499). Saklı pay altsoy için yasal miras payının 1/2'si, ana ve babadan her biri için 1/4'üdür (m.506). Miras, mirasçılar tarafından ölümün öğrenildiği tarihten itibaren üç ay içinde reddedilebilir (m.606).

Tüm deneme sınavını ücretsiz çöz

Örnek sorular (35)

1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu ne zaman yürürlüğe girerek 743 sayılı eski Medeni Kanun'un yerini almıştır?

  1. 1 Ocak 2002
  2. 22 Kasım 2001
  3. 8 Aralık 2001
  4. 1 Ocak 2001

4721 sayılı TMK 22 Kasım 2001'de kabul edilmiş, 8 Aralık 2001'de Resmî Gazete'de yayımlanmış ve 1 Ocak 2002 tarihinde yürürlüğe girmiştir. (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (Resmî Gazete 8 Aralık 2001, No. 24607))

2. Türk Medeni Kanunu m.1'e göre, hâkim bir uyuşmazlıkta uygulanabilir yazılı bir hukuk kuralı bulamazsa aşağıdakilerden hangisini uygular?

  1. Önce örf ve âdet hukukunu, o da yoksa kendisi kanun koyucu olsaydı koyacağı kuralı
  2. Doğrudan yabancı bir ülkenin benzer kanununu
  3. Yalnızca Yargıtay içtihatlarını
  4. Uyuşmazlığı incelemeksizin reddeder

TMK m.1'e göre kanunda uygulanabilir hüküm yoksa hâkim örf ve âdet hukukuna, o da yoksa kendisi kanun koyucu olsaydı nasıl bir kural koyacak idiyse ona göre karar verir. (4721 sayılı TMK m.1)

3. Bir alacaklının, sırf borçluyu zor durumda bırakmak amacıyla, kendisine hiçbir yararı olmayan ancak hukuken tanınmış bir hakkını açıkça kötüye kullanarak talepte bulunması hâlinde Medeni Kanun açısından durum nedir?

  1. Hukuk düzeni bu hakkın kullanılmasını korumaz
  2. Hak sahibi her durumda korunur çünkü hak yasada tanınmıştır
  3. Talep otomatik olarak borçlunun lehine borç doğurur
  4. Bu durum yalnızca ceza hukukunu ilgilendirir

TMK m.2 uyarınca herkes haklarını dürüstlük kurallarına uygun kullanmak zorundadır; bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz. (4721 sayılı TMK m.2)

4. Kanunun iyiniyete hukuki bir sonuç bağladığı bir durumda, kendisinden beklenen özeni göstermediği için bir olayı veya hukuki durumu bilmeyen kişi hakkında ne söylenebilir?

  1. İyiniyet iddiasında bulunamaz
  2. Her koşulda iyiniyetli sayılır
  3. İspat yükünden muaf tutulur
  4. Otomatik olarak ehliyetsiz kabul edilir

TMK m.3'e göre asıl olan iyiniyetin varlığıdır ancak durumun gereklerine göre kendisinden beklenen özeni göstermeyen kimse iyiniyet iddiasında bulunamaz. (4721 sayılı TMK m.3)

5. Türk Medeni Kanunu'na göre, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça ispat yükü kime aittir?

  1. Hakkını dayandırdığı olguların varlığını iddia eden tarafa
  2. Her zaman davalıya
  3. Her zaman davacıya, olgudan bağımsız olarak
  4. Mahkemenin resen araştırmasına, taraflara değil

TMK m.6 uyarınca kanunda aksine bir hüküm yoksa taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. (4721 sayılı TMK m.6)

6. Hak ehliyeti hakkında aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

  1. Bütün insanlar hukuk düzeni sınırları içinde haklara ve borçlara ehil olmada eşittir
  2. Sadece ergin kişiler hak ehliyetine sahiptir
  3. Hak ehliyeti ancak dernek ve vakıflar gibi tüzel kişilere tanınmıştır
  4. Hak ehliyeti, ayırt etme gücüne bağlı olarak kişiden kişiye değişir

TMK m.8'e göre her insanın hak ehliyeti vardır ve bütün insanlar bu konuda eşittir; hak ehliyeti ayırt etme gücü gibi koşullara bağlı değildir. (4721 sayılı TMK m.8)

7. Türk Medeni Kanunu'na göre bir kişinin fiil ehliyetine sahip olabilmesi için aranan koşullar aşağıdakilerden hangisidir?

  1. Ayırt etme gücüne sahip olmak, ergin olmak ve kısıtlı olmamak
  2. Sadece on sekiz yaşını doldurmuş olmak
  3. Yalnızca ayırt etme gücüne sahip olmak yeterlidir
  4. Türk vatandaşı olmak ve ergin olmak

TMK m.10'a göre fiil ehliyetinin koşulları ayırt etme gücüne sahip olmak, ergin olmak ve kısıtlı bulunmamaktır. (4721 sayılı TMK m.10)

8. On altı yaşındaki bir küçük evlenerek ergin olduğu hâlde, on beş yaşını doldurmuş fakat henüz evlenmemiş başka bir küçüğün mahkeme kararıyla ergin kılınabilmesi için aşağıdakilerden hangisi gereklidir?

  1. Kendi isteği ve velisinin rızasıyla mahkemeden ergin kılınma kararı almak
  2. On sekiz yaşını beklemeden hiçbir koşul aranmaksızın kendiliğinden ergin sayılmak
  3. Sadece velisinin başvurusu yeterlidir, küçüğün isteği aranmaz
  4. Ancak evlenme yoluyla ergin olabilir, mahkeme kararıyla ergin kılınamaz

TMK m.12'ye göre on beş yaşını dolduran küçük, kendi isteği ve velisinin rızasıyla mahkeme kararıyla ergin kılınabilir; bu, m.11'deki on sekiz yaş veya evlenme yoluyla erginlikten farklı bir yoldur. (4721 sayılı TMK m.11-12)

9. Türk Medeni Kanunu'na göre bir çocuğun kişiliği ne zaman başlar?

  1. Sağ olarak tamamıyla doğduğu anda, hak ehliyetini ise sağ doğmak koşuluyla ana rahmine düştüğü andan itibaren kazanır
  2. Nüfusa kayıt işlemi tamamlandığında
  3. Ana rahmine düştüğü andan itibaren, doğum şartı aranmaksızın
  4. On sekiz yaşını doldurduğunda

TMK m.28'e göre kişilik, çocuğun sağ olarak tamamıyla doğduğu anda başlar; çocuk hak ehliyetini ise sağ doğmak koşuluyla ana rahmine düştüğü andan başlayarak elde eder. (4721 sayılı TMK m.28)

10. Türk Medeni Kanunu'na göre tüzel kişiler temelde kaç ana türe ayrılır ve bunlar nelerdir?

  1. İki türe; kişi toplulukları (dernekler) ve mal toplulukları (vakıflar)
  2. Üç türe; dernek, vakıf ve şirket
  3. Tek bir türe; yalnızca dernekler
  4. Dört türe; dernek, vakıf, kooperatif ve sendika

TMK m.47 uyarınca tüzel kişiler, örgütlenmiş kişi toplulukları (dernekler) ve belli bir amaca özgülenmiş bağımsız mal toplulukları (vakıflar) olmak üzere iki ana türe ayrılır. (4721 sayılı TMK m.47)

11. Türk Medeni Kanunu'na göre bir derneğin kurulabilmesi için asgari kaç gerçek veya tüzel kişi bir araya gelmelidir?

  1. Yedi
  2. Beş
  3. Üç
  4. On

TMK m.56'ya göre dernek, en az yedi gerçek veya tüzel kişinin kazanç paylaşma dışında ortak bir amacı gerçekleştirmek üzere oluşturduğu tüzel kişiliğe sahip kişi topluluğudur. (4721 sayılı TMK m.56)

12. Bir dernek, Türk Medeni Kanunu'na göre tüzel kişiliği hangi anda kazanır?

  1. Kuruluş bildirimini, tüzüğünü ve gerekli belgeleri yetkili makama verdiği andan itibaren
  2. Ancak İçişleri Bakanlığından resmi izin aldığında
  3. İlk genel kurul toplantısını yaptığında
  4. Ticaret siciline tescil edildiğinde

TMK m.59'a göre dernekler, kuruluş bildirimini ve gerekli belgeleri yetkili makama verdikleri andan itibaren tüzel kişilik kazanırlar; izin sistemi değil bildirim sistemi geçerlidir. (4721 sayılı TMK m.59)

13. Türk Medeni Kanunu'na göre vakıf aşağıdakilerden hangisi olarak tanımlanır?

  1. Gerçek veya tüzel kişilerin yeterli mal ve hakları belirli ve sürekli bir amaca özgülemesiyle oluşan mal topluluğu
  2. Kazanç paylaşmak amacıyla bir araya gelen kişi topluluğu
  3. Yalnızca devlet tarafından kurulabilen kamu kurumu
  4. En az yedi kişinin bir araya gelerek oluşturduğu kişi topluluğu

TMK m.101'e göre vakıflar, gerçek veya tüzel kişilerin yeterli mal ve hakları belirli ve sürekli bir amaca özgülemesiyle oluşan tüzel kişiliğe sahip mal topluluklarıdır. (4721 sayılı TMK m.101)

14. Türk Medeni Kanunu'na göre bir vakıf hangi yollarla kurulabilir?

  1. Resmî senetle veya ölüme bağlı bir tasarrufla
  2. Yalnızca sözlü beyanla
  3. Yalnızca noter huzurunda yapılan sözlü bir taahhütle
  4. Sadece miras yoluyla, başka hiçbir yolla kurulamaz

TMK m.102'ye göre vakıf kurma iradesi resmî senetle veya ölüme bağlı bir tasarrufla açıklanır. (4721 sayılı TMK m.102)

15. Bir kişi hem bir dernek kurmak hem de bir vakıf kurmak istemektedir. Tüzel kişilik kazanma anı bakımından iki kuruluş arasındaki temel fark aşağıdakilerden hangisidir?

  1. Dernek, kuruluş bildiriminin yetkili makama verilmesiyle; vakıf ise mahkemece tutulan sicile tescille tüzel kişilik kazanır
  2. Her ikisi de yalnızca Resmî Gazete'de ilanla tüzel kişilik kazanır
  3. Dernek tescil ile, vakıf ise bildirim ile tüzel kişilik kazanır
  4. İkisi de tüzel kişiliği ancak vergi dairesine kayıtla kazanır

Dernekler TMK m.59 uyarınca bildirim sistemiyle; vakıflar ise TMK m.102 uyarınca yerleşim yeri asliye hukuk mahkemesinde tutulan sicile tescil ile tüzel kişilik kazanır (tescil ve ilan usulü m.104'te düzenlenir). (4721 sayılı TMK m.59 ve m.102, ayrıca m.104) (4721 sayılı TMK m.59 ve m.102 (tescil/ilan usulü m.104))

16. Bir grup kişi, kazanç elde edip aralarında paylaşmak amacıyla bir araya gelerek örgütlenmek istemektedir. Bu amaç göz önüne alındığında Türk Medeni Kanunu çerçevesinde hangi değerlendirme doğrudur?

  1. Bu yapı dernek olarak kurulamaz, çünkü dernekler kazanç paylaşma amacı güdemez
  2. Bu yapı doğrudan vakıf olarak kurulabilir çünkü vakıflarda kazanç paylaşımı serbesttir
  3. Bu yapı hem dernek hem vakıf olarak eşit şekilde kurulabilir
  4. Türk hukukunda kazanç amacı güden hiçbir tüzel kişilik türü yoktur

TMK m.56'ya göre derneğin tanımlayıcı unsurlarından biri kazanç paylaşma amacı gütmemesidir; kazanç paylaşımı amaçlanan yapılar dernek olarak kurulamaz. (4721 sayılı TMK m.56)

17. Türk Medeni Kanunu'nda benimsenen zümre (parantela) sistemine göre mirasbırakanın birinci zümre mirasçıları kimlerdir?

  1. Mirasbırakanın altsoyu (çocukları ve onların altsoyu)
  2. Mirasbırakanın ana ve babası
  3. Mirasbırakanın büyük ana ve büyük babası
  4. Mirasbırakanın kardeşleri

TMK m.495'e göre yasal mirasçılıkta zümre sistemi uygulanır ve mirasbırakanın birinci zümre mirasçıları onun altsoyudur. (4721 sayılı TMK m.495)

18. Mirasbırakan öldüğünde geride eşi ve iki çocuğu kalmıştır. Türk Medeni Kanunu'na göre sağ kalan eşin yasal miras payı nedir?

  1. 1/4
  2. 1/2
  3. 3/4
  4. Mirasın tamamı

TMK m.499'a göre sağ kalan eş, mirasbırakanın altsoyuyla birlikte mirasçı olursa mirasın 1/4'ünü alır. (4721 sayılı TMK m.499)

19. Mirasbırakanın çocuğu ve altsoyu bulunmamakta, ancak annesi ve babası sağ olarak hayattadır; ayrıca sağ kalan eşi de mirasçı olarak bulunmaktadır. Bu durumda sağ kalan eşin yasal miras payı ne olur?

  1. 1/2
  2. 1/4
  3. 3/4
  4. Mirasın tamamı

TMK m.499'a göre sağ kalan eş, mirasbırakanın ana ve baba zümresiyle birlikte mirasçı olursa mirasın 1/2'sini alır. (4721 sayılı TMK m.499)

20. Türk Medeni Kanunu'na göre altsoyun saklı payı, yasal miras payının ne kadarıdır?

  1. Yarısı (1/2)
  2. Dörtte biri (1/4)
  3. Tamamı
  4. Dörtte üçü (3/4)

TMK m.506'ya göre (2007 değişikliği) altsoy için saklı pay, yasal miras payının yarısıdır. (4721 sayılı TMK m.506)

21. Mirasbırakanın altsoyu ile birlikte mirasçı olan sağ kalan eşin saklı payı, yasal miras payının ne kadarıdır?

  1. Tamamı
  2. Yarısı (1/2)
  3. Dörtte üçü (3/4)
  4. Dörtte biri (1/4)

TMK m.506'ya göre sağ kalan eşin saklı payı, altsoy veya ana-baba zümresiyle birlikte mirasçı olması hâlinde yasal miras payının tamamı, diğer hâllerde ise 3/4'üdür. (4721 sayılı TMK m.506)

22. Yasal mirasçılar, mirasbırakanın ölümünü öğrendikleri tarihten itibaren mirası ne kadar süre içinde reddedebilir?

  1. Üç ay
  2. Bir ay
  3. Altı ay
  4. Bir yıl

TMK m.606'ya göre miras, yasal mirasçılar tarafından mirasbırakanın ölümünü öğrendikleri tarihten itibaren üç ay içinde reddedilebilir. (4721 sayılı TMK m.606)

23. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'na göre, herkes haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken hangi kurala uymak zorundadır?

  1. Dürüstlük kuralına
  2. Hakkaniyet kuralına
  3. Kamu düzeni kuralına
  4. Örf ve âdet kuralına

TMK m.2/1 uyarınca herkes haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. (4721 sayılı TMK m.2/1)

24. TMK m.2/2 hükmüne göre bir hakkın açıkça kötüye kullanılması durumunda hukuk düzeni nasıl bir tutum sergiler?

  1. Bu hakkı korumaz
  2. Hakkı sahibine iade eder
  3. Hakkın kullanımını sadece kısıtlar, tamamen engellemez
  4. Bu durumu yalnızca idari para cezasıyla yaptırıma bağlar

Kanuna göre bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz. (4721 sayılı TMK m.2/2)

25. TMK m.3'e göre, kanunun iyiniyete hukuki bir sonuç bağladığı durumlarda asıl olan nedir?

  1. İyiniyetin varlığı
  2. Kötüniyetin varlığı
  3. Tarafların yazılı beyanı
  4. Mahkemenin resen araştırması

TMK m.3/1'e göre kanunun iyiniyete hukuki sonuç bağladığı durumlarda asıl olan iyiniyetin varlığıdır; yani iyiniyet karine olarak kabul edilir. (4721 sayılı TMK m.3/1)

26. TMK m.3/2'ye göre, durumun gereklerine göre kendisinden beklenen özeni göstermeyen bir kişi hakkında hangi sonuç doğar?

  1. İyiniyet iddiasında bulunamaz
  2. Otomatik olarak kötüniyetli sayılır ve idari ceza alır
  3. Sadece manevi tazminat ödemekle yükümlü olur
  4. Hakkını hiçbir şekilde kullanamaz

TMK m.3/2 uyarınca kendisinden beklenen özeni göstermeyen kişi iyiniyet iddiasında bulunamaz; bu, doğrudan kötüniyetli sayılmaktan farklı bir sonuçtur. (4721 sayılı TMK m.3/2)

27. TMK m.2 ve m.3 hükümleri, Kanun'un hangi bölümünde yer almaktadır?

  1. Başlangıç hükümleri
  2. Aile hukuku hükümleri
  3. Miras hukuku hükümleri
  4. Eşya hukuku hükümleri

Dürüstlük kuralı (m.2) ve iyiniyet (m.3), TMK'nın başlangıç hükümleri arasında düzenlenmiştir. (4721 sayılı TMK, Başlangıç Hükümleri m.1-7)

28. Bir kimsenin sahip olduğu bir hakkı, makul bir yarar sağlamaksızın ve başkasına zarar verecek biçimde açıkça aşırı kullanması hangi kurumla ifade edilir?

  1. Hakkın kötüye kullanılması
  2. Hakkın devri
  3. Hakkın düşmesi
  4. Hakkın zamanaşımına uğraması

Bir hakkın amacına aykırı, açıkça aşırı biçimde ve başkasına zarar verecek şekilde kullanılması TMK m.2/2 anlamında hakkın kötüye kullanılmasıdır. (4721 sayılı TMK m.2/2)

29. Hakkın kötüye kullanılması yasağı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

  1. Hâkim bu hususu davanın her aşamasında kendiliğinden (resen) dikkate alabilir
  2. Sadece davalı tarafından süresi içinde ileri sürülürse dikkate alınır
  3. Yalnızca ticari uyuşmazlıklarda uygulanır
  4. Uygulanabilmesi için tarafların bu yönde anlaşmış olması gerekir

Dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılması yasağı kamu düzenine ilişkin kabul edildiğinden, hâkim bu hususu kendiliğinden gözetebilir. (4721 sayılı TMK m.2)

30. TMK m.3'te düzenlenen iyiniyet kavramı ile TMK m.2'de düzenlenen dürüstlük kuralı arasındaki temel fark aşağıdakilerden hangisidir?

  1. İyiniyet, kişinin bilmediği veya bilmesi gerekmediği bir olguya ilişkin sübjektif bir hâl iken; dürüstlük kuralı objektif bir davranış normudur
  2. İyiniyet yalnızca miras hukukunda, dürüstlük kuralı ise yalnızca borçlar hukukunda uygulanır
  3. İyiniyet iradi bir beyan iken, dürüstlük kuralı bir zamanaşımı hâlidir
  4. İkisi arasında hukuki bakımdan hiçbir fark yoktur, aynı kavramı ifade ederler

İyiniyet (sübjektif iyiniyet), kişinin bir hakkın veya hukuki durumun sahibi olmadığını bilmemesi ya da bilecek durumda olmamasıdır; dürüstlük kuralı ise herkesin uymakla yükümlü olduğu objektif bir davranış ölçüsüdür. (4721 sayılı TMK m.2-3 ve öğreti)

31. İyiniyetin kanunen karine olarak kabul edilmesinin sonucu olarak, bir kimsenin kötüniyetli olduğunu iddia eden taraf için ne söylenebilir?

  1. Kötüniyeti iddia eden taraf bunu ispatla yükümlüdür
  2. İyiniyet karinesi ispat yükünü hiç etkilemez
  3. Kötüniyet karinesi de iyiniyet karinesi kadar güçlüdür
  4. İspat yükü her zaman iyiniyetli olduğunu iddia eden taraftadır

İyiniyet kanunen karine olarak kabul edildiğinden, aksini yani kötüniyeti iddia eden taraf bunu ispat etmekle yükümlüdür. (4721 sayılı TMK m.3, m.6)

32. TMK m.2'de düzenlenen dürüstlük kuralı hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  1. Yalnızca medeni hukukla sınırlı olmayıp tüm hukuk düzeninde geçerli genel bir ilkedir
  2. Sadece taşınmaz satışlarında uygulanır
  3. Sadece kamu hukuku ilişkilerinde uygulanır
  4. Uygulanması için tarafların sözleşmede açıkça belirtmesi gerekir

Dürüstlük kuralı, Medeni Kanun'da düzenlenmiş olsa da tüm hukuk dallarında uygulanan genel bir hukuk ilkesi olarak kabul edilir. (4721 sayılı TMK m.2 ve öğreti)

33. Bir borçlunun, alacaklıyı ödeme konusunda uzun süre oyaladıktan sonra zamanaşımı süresi dolunca zamanaşımı def'inde bulunması hakkında öğreti ve uygulamada genel kabul gören görüş nedir?

  1. Bu davranış dürüstlük kuralına aykırı bir hakkın kötüye kullanılmasıdır ve zamanaşımı def'inin ileri sürülmesi dikkate alınmaz
  2. Zamanaşımı def'i her koşulda geçerlidir ve hâkim bunu incelemeden kabul eder
  3. Bu durum yalnızca ticari alacaklarda geçerlidir
  4. Alacaklının bu konuda dava açma hakkı tamamen ortadan kalkar

Yerleşik görüşe göre, alacaklıyı oyalayarak zamanaşımı süresinin dolmasını sağlayan borçlunun daha sonra zamanaşımı def'inde bulunması TMK m.2 anlamında hakkın kötüye kullanılması sayılır ve hukuken korunmaz. (4721 sayılı TMK m.2 ve yerleşik içtihat/öğreti)

34. TMK m.28'e göre kişilik hangi anda başlar?

  1. Çocuğun sağ olarak tamamıyla doğduğu anda
  2. Ana rahmine düştüğü anda, koşulsuz olarak
  3. Doğum belgesinin düzenlendiği anda
  4. Nüfusa kayıt yapıldığı anda

TMK m.28/1'e göre kişilik, çocuğun sağ olarak tamamıyla doğduğu anda başlar. (4721 sayılı TMK m.28/1)

35. TMK m.28/2 hükmüne göre, ana rahmine düşen çocuk (cenin) hak ehliyetini hangi koşulla kazanır?

  1. Sağ doğmak koşuluyla, ana rahmine düştüğü andan başlayarak
  2. Herhangi bir koşul aranmaksızın doğduğu andan itibaren
  3. Yalnızca velisi talep ederse
  4. On sekiz yaşını doldurmasıyla

TMK m.28/2'ye göre çocuk, sağ doğmak koşuluyla hak ehliyetini ana rahmine düştüğü andan itibaren elde eder; bu şarta bağlı bir hak ehliyetidir. (4721 sayılı TMK m.28/2)

Ücretsiz başla